Kripto Para

Bitcoin, Ethereum, Bitcoin Cash, Ripple, Dash veya Litecoin. Kripto paralar hakkında pandemi öncesi ve özellikle de pandemi döneminde çok kez duymuşuzdur. Peki nedir bu kripto paralar ve mevcut yasal düzenlemeler güvenlik sağlıyor mu?

Kripto Paranın tanımlaması ile başlayalım.

Kripto para, kişiler arası takas aracı olarak kullanılmak üzere tasarlanmış bir dijital ve sanal para birimidir. Kripto paralar merkezi bir otorite tarafından kontrol edilmezler. Doğrudan kullanıcılar arasında, aracısız olarak transfer edilirler.

 

Kripto Para Transferi Güvenli Midir? 

Kripto paralar yukarıda da belirttiğimiz gibi merkezi bir otorite tarafından yönetilmiyor ve para transferlerinin güvenli bir biçimde gerçekleşmesi “blockchain” adı verilen bir teknolojiye dayanıyor. Blockchain, Türkçe adıyla ‘blok zinciri’, “şifrelenmiş işlem takibi sağlayan dağıtık veri tabanı” olarak tanımlanabilir. Blok zincir verileri güçlü bir yazılımla ve özel bir matematikle depolandığından saldırılara karşı oldukça dayanıklı bir yapıya sahiptir.

Ancak kripto paralar piyasa değerlerinin aşırı değişken olması, dijital cüzdanların güvenli bir şekilde korunmasına ilişkin risklerin bulunması, yapılan işlemlerin geri döndürülemez olmasından dolayı operasyonel hatalarda ve kötü niyetli satıcıların varlığında oluşabilecek tehditlerin olması bu alana özgü güvenlik önlemlerinin daha da artırılmasının ve gerekli düzenlemelerin titizlikle yapılmasının önemini ortaya koyuyor.

 

Kripto Paraların Geleceği ve Yasal Düzenlemeler

Hızla dünyamıza giren bu dijital paraların geleneksel yöntemlere yeni bir soluk getireceği kuşkusuz.  Aracısız, kişiler arası bir para aktarım imkânı ve düşük işlem ücretiyle hızlı erişim sağlayan, günümüz dünyasının temposuna ayak uyduracak yeni bir platformla karşı karşıyayız. Bu sanal sistemin avantajları birçok hükümetin ve şirketin de ilgisini çekmiş durumda ve her geçen gün kripto paralar üzerine gelişmeler devam ediyor. Halihazırda sanal paralarla işlem kabul eden birçok şirket bulunuyor.

Tabii her yeni alan beraberinde birtakım endişeleri de akıllara getiriyor. Blockchain üzerinden yapılan işlemlerin bilinmezliği, devlet eliyle kontrol edilememesi devletlerin temkinli yaklaşımına sebep oluyor. Başlıca alınması gereken tedbirler arasında kara para aklama ve illegal aktarımlara ortam oluşturma tehlikesini ortadan kaldırma olmalıdır.

Yakın gelecekte belki de hayatımızın büyük bir parçası olacak bu yeni trendin en güvenilir ve kontrollü şekilde adaptasyonun sağlanabilmesi için hukuki düzenlemelerin hayata geçirilmesi büyük önem arz ediyor.

Teknolojiyle olan kaçınılmaz birlikteliğimizde geride kalmadan günün ihtiyaçlarına yanıt verebilmek adına hukukta inovatif ve kapsayıcı adımların atılabilmesi oldukça önemli. Devletlerin güncel gelişmeleri güvenli şekilde hayatımıza adapte edebilmesinin de yolu, hukuki düzenlemelerin oluşturulması ve geliştirilmesi ile mümkün olacaktır.

 

Mevcut durum nedir?

Türkiye’de mevcut düzenlemelere baktığımızda kripto paraları tanımı kapsamına alan bir düzenlemeye rastlamıyoruz.

Örneğin; 7 Nisan 2016 tarihinde Resmî Gazete ’de yayınlanan ‘Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’ madde 3/1-d tanımına göre söz konusu kanun ‘Kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi’ korumayı kapsıyor. Kripto paraların kullanımına imkân veren Blockchain’in anonimliği ve krito paranın, klasik para tanımlamasına uymayan yapısı ile kripto paralar, bu tanımlamanın dışında kaldığını açıkça görmekteyiz.

Ayrıca Avrupa Birliği Parlamentosu tarafından düzenlenen ve 25 Mayıs 2018’de yürürlüğe girmiş olan ‘Genel Veri Koruma Tüzüğü’, yine yapısı ve ölçümlenebilirliği oldukça farklı olan blockchain platformunu kapsamına almıyor.

Türkiye’de kripto para hakkındaki ilk resmî açıklama ise 2013 yılında Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından yapılan 25 Kasım 2013 tarihli basın açıklaması olmuştur. BDDK yaygın olarak bilinen Bitcoin hakkında  “Herhangi bir resmi ya da özel kuruluş tarafından ihraç edilmeyen ve karşılığı için güvence verilmeyen bir sanal para birimi olarak bilinen Bitcoin, mevcut yapısı ve işleyişi itibarıyla Kanun kapsamında elektronik para olarak değerlendirilmemekte, bu nedenle de söz konusu Kanun çerçevesinde gözetim ve denetimi mümkün görülmemektedir.’’ şeklinde açıklamada bulunmuş ve Bitcoin’in 6493 sayılı ödeme hizmetleri ve elektronik para kuruluşları hakkında kanun kapsamında yer alamayacağını net bir biçimde ifade etmiştir.

 

Sonuç

Tüm bu gelişmeler değerlendirildiğinde ancak kripto hukuku alanında yeni yasal düzenlemeler yapıldığı takdirde meydana gelebilecek hak kayıplarını önleyebileceğiz ve gelecekte karşılaşılması muhtemel sorunlara öngörüyle çözüm bulmuş olacağız.

Çağın gelişen teknolojisinin ihtiyaçlarına çözüm bulabilmek ve uyum sağlayabilmek adına bu alanda hukuki düzenlemelerin yapılması oldukça önem arz etmektedir.