Çocuğun Fotoğraflarının Sosyal Medyada Ebeveynleri Tarafından Paylaşılması Suç Oluşturur Mu?

  • Home
  • Makaleler
  • Çocuğun Fotoğraflarının Sosyal Medyada Ebeveynleri Tarafından Paylaşılması Suç Oluşturur Mu?

Sosyal Medyada İzinsiz Fotoğraf Paylaşımı Suç Oluşturur Mu ?

İnternet günümüzün en etkili ve hızlı iletişim araçlarından biri haline gelmiştir. Kullanıcıların fotoğraf, video, düşünce gibi içerikler paylaşabildikleri Facebook, İnstagram, Twitter, Snapchat, Tumblr, Pinterest gibi platformlar günümüzde sıkça kullanılan sosyal medya platformlarıdır. Peki bu fotoğraf ve video gibi içerikler iznimiz olmadan başkaları tarafından sosyal medyada paylaşılabilir mi? Paylaşılması halinde suç oluşturur mu ve bunun yaptırımları nelerdir?

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, kişisel veriyi kısaca kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgi şeklinde tanımlamıştır. Bu bağlamda sosyal medya hesaplarında paylaşılan her türlü fotoğraf ve video, kullanıcı adları kişisel veri kapsamında değerlendirilmelidir.

Sosyal medya platformlarında paylaşılan fotoğraf veya videoların kişinin izni olmaksızın bir başkası tarafından paylaşılması Türk Ceza Kanunu madde 136’da düzenlenmiştir. Buna göre kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Fotoğraf sahibinin paylaşıma rıza göstermesi halinde ise bu eylem artık suç olmaktan çıkacaktır. Yani burada esas olan mağdurun/müştekinin rızasının bulunup bulunmadığı hususudur.

Dolayısıyla her yapılan ihlal suç sayılmayabilir, rıza konusu burada önem arz etmektedir. Kendi özel alanı ile ilgili haber yapılmasını isteyen bir kişinin özel hayatı ihlal edilmiş sayılmayacaktır.

Bu husus hakkında ünlülerin özel hayatı sıkça tartışılan konulardan biridir. Ünlü kişilerin magazin veya “paparazzi” amaçlı görüntülerinin gizlice çekilmesini bile, Yargıtay özel hayatın gizliliğini ihlal olarak nitelendirmemiştir. Ancak bu ünlülerin koruma ve sır alanı olmadığı anlamına gelmemektedir. Ünlülerin de ihlallerden dolayı kazandıkları davalar vardır ve bunlar göz ardı edilmemelidir.

Bu hususa örnek olarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin vermiş olduğu von Hannover v. Almanya Kararı gösterilebilir. Karara göre bir paparazzi Monako Prensesi Caroline’i sürekli takip ederek, fotoğraflarını kaydetmiş ve magazin haberlerinde kullanmıştır. Başvurucunun şikâyeti sonrası durumu inceleyen Alman mahkemeleri, başvurucunun kamuya mal olmuş bir kişi olması sebebiyle kamusal alanlarda çekilmiş fotoğraflarının özel yaşamın gizliliği için bir tehdit oluşturmadığı yönünde bir sonuca varmışlardır. Ancak başvurucu davayı AİHM’ye taşımıştır. AİHM’e göre de özel yaşam hakkı bireyi bir bütün olarak kapsamakta, her bireyin başkalarıyla olan ilişkilerinde bir dış müdahale olmaksızın kişiliğini geliştirmesini amaçlamaktadır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi her ne kadar başvurucunun kamusal bir şahsiyet olsa da özel hayatına saygı duyulması gerektiği konusunda meşru bir beklentiye sahip olabileceğini belirtmiştir. Sonuç olarak da mahkeme Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) özel yaşamı ve aile yaşamını koruyan 8’inci maddesine aykırı bularak ihlal kararı vermiştir.

Fotoğrafın Önceden Paylaşılmış Olması Suçu Ortadan Kaldırır Mı?

 Daha önceden sosyal medyada paylaşılmış olsa bile kişisel veri kapsamında değerlendirilen fotoğraf ve video gibi paylaşımların şahsın rızası dışında paylaşılması verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu oluşturur. Dolayısıyla daha önceden bu fotoğrafların paylaşılmış olması hukuka uygunluk sebebi teşkil etmeyecektir. Yani her ne kadar daha önce suça konu fotoğraf sosyal medyada paylaşılmış olsa da rıza alınmadan paylaşılan fotoğraflar suça sebep olur.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 13.09.2017 tarihinde verdiği 2017/150 E. , 2017/6231 K. sayılı kararında özetle “..İddiaya konu sanıkla mağdur arasındaki ilişkinin varlığını ve boyutunu gösteren fotoğrafların, daha önce mağdurun rızasına uygun olarak Facebook adlı sosyal paylaşım sitesinde yayımlanmış olması karşısında, bu fotoğraflar, mağdurun özel yaşam alanına ilişkin ve özel hayatının gizliliğini ihlal edecek nitelikte görüntüler olarak kabul edilemez.

Ancak sanığın, mağdura ait kişisel veri niteliğindeki fotoğrafları, mağdurun rızasına aykırı şekilde yayımlamaya devam etmesi biçiminde sübut bulan eyleminden dolayı TCK’nın 136/1. maddesindeki verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği gözetilmeksizin..” beraat kararı verilmesinin bozmayı gerektiğini belirtmiştir.